Önümüzdeki hafta benim için nasıl geçecek?
“Belirsizlikle baş etme yetkinliği” açısından büyük bir sınav bekliyor beni 😊 İş hayatı içerisinde, özellikle yüz kişinin katılacağı ve 3 gün sürecek eğitimleri tasarlarken çok çok iyi öğrendiğim gibi, her dakikayı her malzemeyi her olasılığı hesaplamak... Hiçbir işe yaramayacak.
Lojistik olarak, malzeme ve zamanlama olarak kontrol edemeyeceğim bir sürü şey var önümüzdeki günlerde beni bekleyen. Sanki satranç oynuyormuşum da, her hamlede başka bir tahtaya geçmem gerekiyormuş gibi... Ama daha önce hiç görmediğim ve hiç hazırlık yapamayacağım bir tahtada kendimi bulup, bir an önce en iyi hamleyi yapmak üzere.
Belirsizliğin hepsi kalkıştığım işten kaynaklanmıyor aslında. Takım hâlinde girişiliyor bu işe ama onunla da kalmıyor, takım arkadaşları olayın bir noktasında rakibe dönüşüyorlar 😊 Bazıları uzun zamandır tanıdığım ve güvendiğim, bazılarıysa yepyeni kişilerden oluşan bir takım.
Nasıl bilmece ama? Aslında özetle bir haftalık tatile çıkıyorum. Bu tatil kendi içinde bir yolculuk, ardından da bir yarış barındırıyor. Gideceğim yer İzmit, Derince.
Kendi kendimi sürekli sorgulayacağım. Sezgilerim çok önemli olacak... Ama onlara güvenmeden önce, veri toplama ve analiz aşamalarının hakkını verdiğimden emin olmam gerekecek. Yani kafama estiği için veya kendimi bir tür çaresizlik hissinden kurtarmak için ani kararlar almamam gerekecek. Ancak bazen de alınacak karar ne kadar hızlı olursa sonuç o kadar başarılı olacak.
Tüm bu içsel karmaşayı yaşarken nabız 135 atacak ve 35 derece sıcak altında saatlerdir gidiliyor olacak. (Tabii çok nemli bir ortamda 😊) Dört gün arka arkaya, tam onbir yarışta sen hep doğruları yapsan dahi, 4cm çapındaki alüminyum borunun kırılması sonucu her şey silinip gidebilecek.
Ne dersiniz bilmece artık hazır mı? Çok fazla mı ipucu verdim acaba...
Her halükârda bilmeceyi çözenlerin şans dileklerini bekliyorum. İnanmak ve elimden gelenin en iyisini yapmak dışında tek dayanağım bu iyi dilekler olacak. ❤️

