💕Seran Hanım anneler gününüz kutlu olsun💕
Size bugün NBA’de Alperen Şengün’ün takım arkadaşı olan Fred VanVleet ‘i anlatacağım. Kendisi 31 yaşında, takımın hem oyun kurucusu hem de tecrübeli ağabeyi. Houston genç ama yüksek potansiyelli bir takım. Etrafı bu gençlerle çevrili VanVleet, maçların son dakikalarında sorumluluk alarak herkesin elinin titrediği anlarda devreye giren ve kritik sayılar atan bir oyuncu.
Size anlatacağım sahneler Houston’ın play-off serisindeki 7. maçından. Kazanırsa devam, kaybederlerse veda edecekleri karar gecesinden… Ama bu noktada bir virgül koyup, işin takım çalışması boyutuna göz atalım:
İyi takımlar çalışanın bireysel performansı yükseltiyor; kötü takımlarsa iyi çalışan birini bile aşağıya çekiyor.
Bu nedenle iş hayatında takım olabilmek için büyük bütçeler ve uzun süreler harcanıyor, hepimizin performansı daha yüksek olsun ve her günümüz biraz daha olumlu geçsin diye… Çünkü iyi takımların içinde kendimizi daha mutlu hissediyoruz.
Takım çalışması içindeki görevleri şöyle ikiye ayrılabiliriz:
👉 Bize verilen işler
👉 Bizim “kendi işimiz” olarak gördüğümüz veya yapmaya kendi karar verdiklerimiz
Bunlardan hangisinde performansımız daha yüksek oluyor?
- Tabii ki ikincisi
…diyesimiz geliyor ama unutmayalım ki, bir iş bize “verilmiş” olsa bile, kendi algımız ve yaklaşımımızla o işi sahiplenebiliyor, yani ikinci gruba sokabiliyoruz.
Bu noktada baskete geri dönelim: Takımı için tamam ya da devam maçında VanVleet oldukça iyi oynuyor ve “oyun kurucu paradoksu” dediğim şeyi, yani asli görevi olan pas dağıtmayı hangi toplarda yapıp, hangilerini kendine saklayarak şut kullanacağını gayet iyi seçiyor. Sokuyor sokamıyor, ama o şutu kullanmaya kararlı olduğunu, benim "kendi işim" dediğini daha topu eline aldığı anda anlıyorsunuz.
Ancak maç içinde defalarca şöyle tam tersi bir sahne de yaşanıyor: Top VanVleet’te, pas atacak arkadaş arıyor ama rakip çok iyi savunma yaptığı için bulamıyor; o da son çare olarak, niyeti baştan öyle olmadığı hâlde ve ona "verilen bir iş" gibi, zorunda kalarak şut kullanıyor… Ve bu şutların hepsi kaçıyor! Adam aynı adam, maç aynı maç ama birkaç saniye tereddüt ettikten sonra topu şuta kaldırışından zaten anlıyorsunuz kaçıracağını.
Tekrar takım çalışmasına, 1. gruptaki işleri kendi algımızı yöneterek 2. gruba dahil edebileceğimiz, yani yalnız kendi seçtiğimiz değil ama bize verilen işleri dahi yüksek motivasyonla yapabileceğimiz kısma dönelim.
💕Şut atmaya baştan karar vermemiş olsam dahi aynı başarıyla sokabilsem ne iyi olur değil mi?
Basketbolda bu çok zor gibi, nitekim Houston 7.maçı kaybetti ve VanVleet ile Alperen artık tatildeler. İş hayatındaysa amacımızı bulma, her iş günümüzü ve yaptığımız her işi daha anlamlı kılma şansımız yüksek.
Hele iyi bir takımın içindeysek ve takımdakiler bize kendimizi iyi hissettiriyorlarsa...
Ne dersiniz, daha fazla şut sokmak sizce her zaman mümkün mü yoksa bazı işlerde ne yaparsak yapalım anlam yaratmak imkânsız mı?
MERAKLISI İÇİN EĞİTİM NOTLARI
Yaptığımız işe bir amaç ve anlam katabilecek unsurlar neler?
1. ÖĞRENME
Önümüzdeki işi, hatta her gün yaptığımız işi yaparken buna öğrenme unsurları katmak. Örneğin Excel’de doldurduğumuz tabloya yapay zekâ unsuru ekleyebilir miyiz? Raporlarımızla ilgili farklı bir dilde şablonlar (template) arayıp başkalarının bu işin benzerini nasıl yaptığını görüp, daha etkili ve daha rahat anlaşılır bir sonuç elde edebilir miyiz?
👉 Bize Ne Kazandırır?
İşini bu şekilde yapan biri veya bu şekilde yapılmış işin kendisi fark edilir. Yöneticilerimizin ve meslektaşlarımızın dikkati çekilmiş olur. Daha fazlasını ve daha iyisini yapabileceğimize dair bir mesaj vermiş olur, bu sayede önce daha fazla sorumluluk (hareket alanı) ve ardından da daha fazla özerklik kazanırız.
2. OYUNLAŞTIRMA
Önümüzdeki işi, hatta her gün yaptığımız işi yaparken buna oyunlaştırma unsurları katmak. Dünden daha hızlı yapabildik mi? Dünden daha az kelimeyle ifade edebildik mi?
👉 Bize Ne Kazandırır?
Zinciri kırmama (Bakınız Barış Özcan videoları) veya takip panosu (satış takip tabloları gibi) gibi unsurlarla rutin işler daha rahat yapılır hâle gelebilir. Best practice olmaya doğru giden veya soranlara anlatıldığında onlara da ilham veren uygulamalardır. Performansımızı ve başarımızı arttırıp, kariyerimizi daha hızlı ilerletmemizi sağlarlar.
3. GELİŞTİRME
Önümüzdeki işi, hatta her gün yaptığımız işi yaparken buna geliştirme unsurları katmak.
Dünkü iş yapış sürecimize bir otomasyon ekleyebildik mi? Bir check-list kullanmayı (oluşturmayı) akıl ederek bu işi başkasını delege etmeyi kolaylaştırdık veya aynı işi yapan başkalarına da ışık tutmuş olduk mu? Bir iş akış şeması (workflow diagram) çizerek işin uygulayıcısı olmaktan çıkıp yavaş yavaş o işin/sürecin tasarımcısı olmaya doğru gidiyor muyuz?
👉 Bize Ne Kazandırır?
Önce yaptığımız işe yaklaşımımız değişir, ardından da pozisyonumuz ve unvanımız. Sadece yapmakla kalmayıp o işlere/süreçlere liderlik etmeye başlamış oluruz.
Bu konuda daha fazla bilgi almak ister misiniz? Ücretsiz olarak yalnız siz bülten üyelerimize açık ve sınırlı sayıda katılımcıyla bir Google Meet oturumu yapacağız.
26 Mayıs Pazartesi
Saat 20:45’te


