Başarısız olduğunuzda nasıl tepki veriyorsunuz?
Takım çalışması ve liderlik açısından hangi gruptasınız?
Başarısız olduğunuzda nasıl tepki veriyorsunuz?
Takım çalışması ve liderlik açısından hangi gruptasınız?
Başarısızlık karşısında verilen 3 farklı tepki var. Hangisine yakın olduğumuz iş hayatında kaderimizi çiziyor. Tıpkı bir el falı gibi 😊 Nasıl mı? Gelin bir tur atalım.
Yaşanan Olay: Takım Çalışması Eğitimi
Dün, tamamı dış mekânda geçen 8 saatlik bir takım çalışması eğitimi yaptık. Dokuz aşamadan oluşan bu eğitimde liderlik, iletişim ve planlama başta olmak üzere beş farklı parametre üzerinden puanlama vardı. 26 yıldır uyguladığımız bu format sayesinde, takımları büyük bir örneklem üzerinden değerlendirip, başarı/başarısızlık noktalarını ve tepkilerini çok geniş bir yelpazede yorumlayabiliyoruz.
Ben eğitimlerden önce ve sonra katılımcılara e-postalar gönderiyorum. Bunlarda öğrenilmesi gereken somut bilgiler, takıma özel hazırlanmış soru-cevap (derin düşünme) formları ve bolca sürpriz oluyor.
Bu yazı da, dünkü arkadaşlarıma göndereceğim e-postanın ta kendisi 😊
Başarısızlık
Önce kavramı netleştirelim:
👉 Başarısızlık egoyu tetikleyen, yani birinin DIŞARIDAN bize yönelttiği bir engelleme olabilir (randevumuzun iptal edilmesi veya bize kötü puan verilmesi gibi).
👉 Başarısızlık süperegoyu tetikleyen, yani BİZİM bir sözü veya eylemi kendi özsaygımıza, benlik imajımıza yönelik bir suçlama gibi değerlendirmemiz olabilir. (Örneğin ahlaki bir eleştiri).
Yapılan fMRI çalışmaları, ego söz konusu olduğunda insanlarda iki farklı bulguya rastlıyor*:
1) Ekstrapunitif (Dışa Vuran)
Suçu dışarıya, başkalarına veya koşullara yıkan; saldırganlığı dış çevreye yönlendiren => Duygusal işlemlemeyle ilişkili ventrolateral prefrontal korteks tetikleniyor.
2) İntropunitif (İçe Vuran)
Suçu kendine yıkan; kendini cezalandırıp saldırganlığı kendine yönelten => Öfke azaltma çabasını yansıtan sol dorsolateral prefrontal korteks.
Bunlara ek olarak bir grup daha var:
3) İmpunitif (Geçiştiren)
Olayı önemsizleştiren, tarafları affedip çatışmayı normalleştiren.
Sahadaki Yansıması
Dışa vuranlar, başarısız olunduğunda eğitimin başlarında ya koşulları ya da direk beni suçladılar. “Bu kadar zamanda bitirmek zaten mümkün değildi” ya da “Serkan’ın hatası” dediler 😊
İçe vuranlar, özellikle liderlik adımı atıp da başarısızlık yaşadıklarında ağır darbe vurdular kendilerine. Ardından birkaç etapta sessiz kaldılar. Ancak günün devamında toparlanıp daha iddialı bir liderlik sergilediler.
“Geçiştirenler” ise kapıyı belli bir miktar aralayıp yüzleşme çabası gösterdiler ama günün sonundaki değerlendirmede bile kaçınma eğilimleri sürüyordu.
📢 Eğitim Kazanımı
3 grubun alt başlıkları neler?
Hangi grupta olduğumu nasıl ayırt edebilirim, semptomları neler?
Benim grubum, başarısızlık karşısında ne yaparak gelişebilir?
Hepsi aşağıdaki “Meraklısı için eğitim notları” kısmında
Dünkü takımımız, günün başıyla sonu arasında çok büyük bir mesafe kat etti ve birbirine kenetlendi.
Kan, ter ve gözyaşı sonunda elde ettikleri başarıyı yürekten kutluyorum 😊
*Dattner, B., & Hogan, R. (2011). Managing yourself: Can you handle failure? Harvard Business Review, 89(4), 117–126.
Meraklısı İçin Eğitim Notları
(Grup başlıklarının çevirisi son derece öznel bir şekilde bana aittir 😊)
1) Ekstrapunitif (Dışa Vuran)
🚩 Provoke olan: Küçük hatalara aşırı tepki verir, erkenden "başarısızlık" hükmü verir
🚩 Kötümser: Başarısızlığı zaten bekler, geri bildirime kapalıdır
🚩 Aşırı şüpheci: Haksız yere suçlanacağını düşünür, her yapıcı öneriyi eleştiri olarak görür
🚩 Teflon: Bahane arar/üretir, suçu görevi verene yıkar
2) İntropunitif (İçe Vuran)
🚩 Vurun abalıya: En küçük hatada bile kendini yer, "analiz felci" ne kadar gider
🚩 Kurban: İlişkiyi korumak için hak ettiğinden fazla suçu üstlenir
3) İmpunitif (Geçiştiren)
Kendi içinde:
🚩 Aşırı dominant
🚩 Dalgacı
🚩 Kurşun geçirmez, kapalı
🚩 Lay lay lom
🚩 Başka bir alemde
…olmak üzere 5 gruba ayrılır.
Ortak noktaları başarısızlığı görmezden gelme, küçümseme veya kendi rolünü inkâr etmedir.
Bu Eğitimde Kimler Nasıl Kazanım Elde Etti?
1) Ekstrapunitif (Dışa Vuran)
Eğitimin yaklaşık 3.etabına kadar dışa vurmaya devam ettiler. Ancak bunun takıma zarar verdiğini ve grup dinamiği içinde kendilerini kötü gösterdiğini fark ederek, hâlâ öyle düşünmeye devam ediyor olsalar dahi, tepkilerini dile getirmeyi bıraktılar.
Tabii ne kadar tutsalar dahi dışa vurmalar arada paçalardan sızdı gene de 😊
Aralarından “takiye” yapmanın ötesinde, aynaya bakma cesaretini gösteren yani dışsal odaklı değil içsel odaklı olmaya cesaret edenler günün BÜYÜK KAZANANI oldular.
2) İntropunitif (İçe Vuran)
Liderlik adımını atma cesaretini gösterip başarısızlık yaşayanlar, eğitimden en çok faydalananlar oldu. Zira o başarısızlık anında kendilerine öyle bir vurdular ki… Takip eden birkaç aşama boyunca kendilerine gelemediler, ancak sonra toplarlanıp daha net ve daha etkili liderlik yaptılar.
Peki bunu ne sağladı? Yeniden başlayabilmek. Yılmazlık (resilience) yetkinliği. Evet kendinle yüzleşecek “benim hatam” diyecek cesaretin olacak ama bunu kendini yiyip bitirmek değil, bir sonrakinde daha iyi olmak için kullanacaksın.
3) İmpunitif (Geçiştiren)
Korkarım geri dönüşü en zor olan, farkındalık yaratıp davranış değişikliğine kadar gidecek yolu yürümekte en çok zorlanan bu grup.
🚩 İster “aşırı dominant” olsun ve esip gürleyerek hiçbir şeyi kabullenmesin
🚩 İster “dalgacı” olup işi şakaya vursun, herkesi güldürsün
🚩 İster “kurşun geçirmez derecede kapalı” olsun, söylenenleri ve diğerlerinin tepkilerini hiç duymasın
🚩 İsterse “lay lay lom” takılıp bütün bunların ne önemi var ki desin
🚩 İster “başka bir alemde” olup çoktan başka şeylere geçmiş olsun
…geçiştiren grubun gerçek bir değişim yaşaması gerekiyor kazanım elde edebilmek için.
Daha iyi liderlik edebilmeleri ve daha iyi takım oyuncusu olmaları ancak iddialı değişimle mümkün. O da ne yazık ki genellikle hayatın önlerine koyduğu bir zorunluluk ile geliyor.
Oysa değişimi başlatmak son derece basit: Takım arkadaşına, dışarıdan bir gözlemciye, mentoruna ya da coach’una sormak ve geri bildirim istemek yeterli.


