“Girişimcilik ve yatırımcılıkta sezgilerin önemini anlattınız, özgüvene vurgu yaptınız. Diğer yandan da büyük veri analizi ve yapay zekâ kullanımı karar vermede giderek daha belirleyici oluyor. Benim merak ettiğim husus, son 5 yılda Ali Sabancı’nın karar verme mekanizmasında ne değişiklikler olduğu? Yani beş yıl öncesine oranla karar verirken bugün neleri farklı yaptığınız?”
Bu soruyu EGİAD ’ın birkaç hafta önceki Ege Toplantısı'nda sordum konuk Ali Sabancı’ya. Hiç böyle bir niyetim yoktu aslında ama çok ilginç bir şey oldu, dinlerken heyecanlanmış ve bu heyecanı göstermiş olmalıyım ki, konuşması bitip de soru-cevap kısmına geçilirken Ali Bey sahneden işaret etti “Beyefendi’yi çok merak ettim” diye! Böyle olunca iltifatlarımı dile getirmek ve soru sormak şart oldu… 😊
Gerçekten de uzun süredir bu kadar güzel bir konuşma dinlememiştim: İçten, açık, bilgi verici olmakla kalmayıp neşeli bir konuşma yaptı Sayın Ali Sabancı. Hatta en ön sırada bulunan Pegasus CEO’su Sayın Çağatay Özdoğru ’ya laf attı, karşılıklı espriler oldu aralarında… Kişisel şeylerden de bahsetti, başarıları sayesinde o sahneye davet edilen konuşmacının kendi kırılgan tarafını da bu kadar cesur bir şekilde sergilemesi etkileyiciydi.
Esas Holding’in kuruluşu aşamasında, Sabancı ailesi içindeki ayrılıktan da bahsetti Ali Sabancı. Ben de söz aldığımda babası rahmetli Şevket Sabancı ’nın tam o dönemde söylediği çok değerli bir sözünü alıntılayarak başladım: “Oğlum bize hürriyetimizi verdiler, şimdi hüviyetimizi kazanma zamanıdır”.
Soruya aldığım şahane yanıta gelmeden önce, yeni tamamlanan bir yöneticilik eğitimimden bahsedeceğim size. 15 kişilik bir takımla, toplam 2,5 ay sürdü bu eğitim. İkisi yüz yüze, ikisi çevrimiçi olmak üzere dört aşamadan oluşuyor, kendi dijital platformumuz üzerinden yapılan 25 saatlik uzaktan eğitim ve uygulamalarla destekleniyordu. Programın iddialı tarafı, yöneticilik konusunu bu 2,5 ay boyunca katılımcıların gündeminde tutup, öğrenilen her şeyi hemen aynı gün hayata geçirme fırsatı yaratması, yani pratik yaklaşımıydı…
Eğitimin sonunda değerlendirmeleri alırken Aydın’dan gelen yöneticimizin sözlerini hemen onun ardından Çiğli ve Salihli’deki yöneticiler tamamladı:
“Dinlemek en büyük kazanımımız oldu. Artık ekipleri çok daha dikkatli dinliyor, daha fazla dinleyerek herkese tek tek ilgi ve saygı gösteriyoruz. Olumlu sonuçlarını da şimdiden almaya başladık.”
Ne ilginçtir ki, teknoloji veya tecrübeyle ilgili bir yanıt beklerken, karar vermeyle ilgili Ali Sabancı’nın yanıtı da çok sürpriz bir şekilde, ama tam aynı yerden geldi:
“Bakın telefonumuz çalıyor, daha açmadan arayanın ismini gördüğümüz anda bir hisse kapılıyoruz. Karşımızdaki daha ağzını açmadan bir fikrimiz oluyor ne diyeceği hakkında… Yahu kardeşim dur bir, önce bir dinle! Duy ne dediğini, anlamaya çalış aslında ne demek istediğini.
İşte bende 5 sene öncesine göre en büyük değişiklik bu oldu: O kadar çok şey söylüyor ki bana… Karar verirken artık çok daha fazla dinliyorum.”
MERAKLISI İÇİN EĞİTİM NOTLARI
Dinleme bir yetkinlik, yani herkesin ve her gün geliştirebileceği bir davranış türü. Dinlemenin kendi için 3 katmanı var: Kötü dinleme, iyi dinleme ve derin dinleme. Kötü dinlemeyi hepimiz zaten biliyoruz ondan bahsetmeye gerek yok 😊 İyi dinleme konsantre olarak, bütün dikkatimizi karşımızdakine vererek yaptığımız şey. Ama yine de derin dinleme ile arasında büyük bir fark var! “İyi” den “derin” e geçebilmek için yap(ma)mamız gereken şey teorik olarak çok basit, ama bunu hayata geçirmesi çok emek, kararlılık ve disiplin istiyor.
👉 Bize Ne Kazandırır?
Derin dinleme âdeta sihirli bir şey çünkü karşımızdaki de hemen hissediyor. İki insan arasında farklı bir bağ hemen o an kurulmaya başlıyor. Karşımızdaki kişiye:
Saygı duyduğumuzu
Hisleri ve düşüncelerine önem gösterdiğimizi
…hemen o an göstermiş oluyoruz. Ancak dikkat! Bu dinlemeyi “mış gibi” yapmak mümkün değil 😊 Gerçek ve sahici olması gerekiyor, karşımızdaki kişi de bunu hızlıca ayırt edebiliyor…
Derin dinleme sayesinde daha iyi takım çalışması, daha iyi yöneticilik, daha iyi ebeveynlik ve daha iyi bir eş olmak mümkün. Hem de hemen. Ama dediğimiz gibi, bunu hayata geçirmesi çok emek, kararlılık ve disiplin istiyor.
Bu konuda daha fazla bilgi almak ister misiniz? Ücretsiz olarak yalnız siz bülten üyelerimize açık ve sınırlı sayıda katılımcıyla bir Google Meet oturumu yapacağız.
30 Haziran Pazartesi
Saat 20:45’te

