Bu hafta dört farklı takım ile 5 eğitim yaptık. Bunlardan sonuncusu nefis bir ormanın içindeki outdoor takım çalışmasıydı; iki tanesi otelde gerçekleşti, diğeriyse 3 saatlik çevrimiçi bir eğitimdi. Yani takımlarla birlikte yaşadığım, dolu dolu enfes bir haftaydı benim için 😊
“Bu hafta” konusuna bakışım, masa üstümdeki “geçmişte bugün” Microsoft uygulaması sayesinde başka bir boyut kazandı. En eskisi 2010 tarihli olmak üzere “25 Mayıs” gününde çektiğim fotoğraflar geldi ekrana! Onların da hepsinde birer takım öyküsü gizli…
👉 1. Kare – Düğün Fotoğrafı
Oğlum 2 yaşında, ayaktayız ve sağ omuzumun üstüne tünemiş, düşmemek için de bir eliyle kafamı tutuyor. Diğer elindeyse huşu içinde kemirdiği kocaman bir galeta var, dünya umurunda değil…
Peki bu kare nasıl oldu da takım yazısına girdi? Çünkü fotoğrafa yakından bakarken hiç beklemediğim bir ayrıntı gözüme çarptı: Takım bilekliği. Düşmesin diye oğlumu tutmak için bir kolum havada ve bej rengi bilekliğim görünüyor. Düşününce buldum: Bir hafta önce Marmaris’te 3 günlük bir #TakımMacerası yapmıştık. Yaklaşık 20 kişiydik, daha ilk dakikasından itibaren çok gerçek ve samimi bir havada yaşanmıştı her şey. O güçlü duygular nedeniyle üzerinden bir hafta geçmiş olmasına rağmen takım bilekliğimi çıkarmaya elim gitmemiş.
Evet takımların böyle bir özelliği var: Büyüsü sizi bir ele geçirdi mi bırakmıyor. Hayat boyu güçlü hislerle hatırlıyoruz takım çalışmalarını… Ve onu birlikte yaşadığımız takım arkadaşlarımızı.
👉 2. Kare – Kırmızı Iskota ( Fotoğraf Tufan Böcügöz )
Tam 15 yıl önce çekilmiş, ama bir saniye bile düşünmeme gerek olmadı “bu neredeydi” diye. O kadar güzel, o kadar istisnai bir kare ki… Yelken vincine sarılmış kıpkırmızı bir ıskota, fonda Göcek’in yeşil-lâci su rengi.
Üç günlük bir maceraydı ve iki tekne olarak çıkmıştık. Uzun intikal seyri yapıyorduk, teknelerden birinin dümeninde ben vardım, diğerindeyse aslen Göcekli, tecrübeli Aydın Kaptan. Birkaç saat sonra acil(!) bir içecek ihtiyacı oldu, bana kalsa o çok değerli şişeyi iki tekne yan yana gelerek aktarmaya çalışırdım… Ama kaptan bambaşka bir şey yaptı: Bana sabit rota tutturdu ve rölanti yol verdirdi, kendisi de bizim teknenin tam kıçından gelecek şekilde aynı dereceye sabitledi dümenini. Sonra neredeyse santim santim bize yaklaştı ve onların burnundan uzatılan şişeyi rahatça aldık.
Tereyağından kıl çeker gibi teknelere, ekiplere veya şişeye en ufak bir risk oluşturmayacak, ancak uzun süren bir operasyondu. Hiç unutmadım o günü, çünkü
…bir takım çalışmasında hassas işleri kimseye risk yaratmadan ve kimseyi üzmeden yürütmek ancak sabırlı, ne istediğini bilen ve uzun vadeli düşünen bir liderlikle mümkün oluyor.
👉 Son Kare: Şişmiş Ayaklar
Henüz böyle bir fotoğraf yok 😊 Ama ayaklarım ne kadar acıyorsa, bu hafta birlikte çalıştığım dostlarımın gülümseyen yüzleri ve iyi hisleriyle gönlüm de o kadar dolu dolu.
Şu anda gündemimizdeki en büyük takımı, en güçlü ortak amacımız olan "yurdumuzun esenliğini" unutmadan sizlere iyi bir hafta diliyorum.
Bu Yazı Size İthafen, Sizden Gelen İlhamla Yazıldı
🌹 Akdeniz Chemson - Tedarik Zinciri Takımına
🌹 Zinciristan, Aşkistan, Gülistan, Kompozistan, Fistan ve Staristan'a
🌹 Silgan Öntaş Takımına
🌹 Beyaz Kelebekler'e ve Mavi Takım'a
🌹 Aktur Araç Muayene İstasyonları'na
🌹 İstasyon Amir Yardımcıları 3. Grubuna
🌹 19 Mayıs'ta bize çocuklarımız ve öğretmenleriyle tam bir "takım" gibi hissettiren ODTÜ Vakfı okullarına
🌹 11 Yıl öncesinden Strateji ve İş Geliştirme takımına
🌹 15 Yıl öncesinden Sevgili Erol Kepenek'e ve Sevgili Bora Böcügöz'e
SEVGİLERİMLE 😊
Şirketlerdeli indoor ve outdoor takım çalışmalarıyla ilgili daha fazla bilgi almak ister misiniz?
Ücretsiz olarak yalnız siz bülten üyelerimize açık ve sınırlı sayıda katılımcıyla bir Google Meet oturumu yapacağız.
16 Haziran Pazartesi
Saat 20:45’te


