Demokrat liderler mi daha başarılı olur yoksa dediğim dedik liderler mi?
George Clooney ve Sean Connery bugünkü hikâyemizin başrol oyuncuları olacak, haydi buyurun birlikte izleyelim 😊
Ocean’s Eleven filmi bir hırsızlık öyküsüdür. Vegas’taki bir otelin kasasında bulunun on milyonlarca doları çalmak için, Danny Ocean (George Clooney) tarafından özel bir takım kurulur. Operasyonun elebaşısı ve mimarı kendisidir, bu inanılmaz gibi görünen hedef için önce yalnızca bir kişiyi ikna eder. Sonra ikisi birlikte kafa kafaya verip planı daha ayrıntılı bir hâle getirir ve üçüncü kişiyi, aynı zamanda operasyonu finanse edecek “sponsoru” takıma dahil ederler.
En nihayetinde 11 hırsızdan oluşan bu çeteyi siz olsanız nasıl yönetirdiniz? İnanılamayacak kadar iddialı bir “ortak amaç” (takımın birinci kuralı) etrafında toplanmış, ucunda büyük bir havuç olan ama hiç hatasız bir şekilde planı uygulamak için de büyük bir titizlik gerektiren yani “kurallara” uymanın (takımın ikinci şartı) hayati önem taşıdığı, zaman baskısının hat safhada olduğu yakalanma durumunda herkesi çok uzun yıllar hapse düşürecek bu operasyonun başı olsanız demokratik bir lider mi olurdunuz yoksa dediğim dedik mi?
İkinci hikâyemiz olan “Red October” ise bir denizaltı filmidir. Sean Connery nükleer bir Sovyet denizaltısının kaptanıdır ve Amerikalılar tarafından takip edilmektedir. Mürettebatı son derece disiplinli ve deneyimli subaylardan oluşmaktadır, hatta içlerinden biri de hükümet komiseri olup, görevi tek başına nükleer savaş çıkarabilecek bu denizaltıda olan biteni rapor etmektir.
Liderlik açısından bakıldığında, her ne kadar askeri bir organizasyon içinde olsalar da denizaltılar çok “hassas takımlardır”. Evet emir komuta son derece nettir ama kaptanın çok da sert olmaya ihtiyacı yoktur çünkü zaten söyledikleri yapılacaktır. Nitekim filmin bir noktasına kadar Sean Connery fikir soran, bilgi alan ve hatta az da olsa tereddütlerini gösteren demokrat bir liderlik sergiler… Ta ki büyük kovalamaca başlayana kadar.
Demokrat liderler mi daha başarılı olur yoksa dediğim dedik liderler mi, bir tuzak sorudur. Zira yanıtı iki şeye göre değişir:
.Takımın kimlerden kurulu olduğuna
.Takımın içinde bulunduğu duruma
Eğer işini iyi bilen, görevine bağlı ve takımını önemseyen (aidiyeti yüksek) kişilerden oluşan bir takım söz konusuysa, bu takım demokrat lider ister. Çünkü zaten işini iyi yapma güdüsü çok yüksek insanlarınız varsa, onların tepelerinde durup “haydi” demeye gerek yoktur; kontrol ve yakından yönlendirme, yani sert liderlik burada geri teper. İşte Sovyet denizaltısındaki durum da budur… Ancak bu noktada ikinci koşul devreye girer, çünkü Amerikalılar tarafından kovalanmaya başladığında artık ölüm kalım kararları vermek gerekmektedir ve kaptan son derece mantıksız bir emir verir. Subayları önce duraksar, sonra çekincelerini belirtirler… Hatta hükümet komiseri bu karara engel olmaya çalışır ama o demokrat liderlik yapan kaptan gitmiş, yerine tartışma kabul etmeyen sert bir Sean Connery gelmiştir. Yani aynı kişi, aynı takıma iki farklı dönemde iki farklı liderliği de sergileyebilmiştir…
Hırsız çetesindeyse durum çok daha nettir: Her ne kadar aralarında bir hiyerarşi olmasa da, işlerindeki uzmanlıkları nedeniyle seçilmiş bu 11 kişinin kafası çok berraktır ve takım hâlinde hedefe odaklanma en üst seviyededir. Hazırlık aşamasında Danny Ocean son derece demokrat bir liderlik yaparak ilişkileri sağlam tutar, ama uygulama anı geldiğinde onun da takımı liderlik açısından şaşırtması kaçınılmazdır. Zira kaotik bir ortamda belirsizlik tavan, güven ise taban yapar ve işte o anda herkes güçlü bir liderlik arar.
Tıpkı bugün ekonomik şartlar nedeniyle çok zorlanan şirketlerimizde ve politik şartlar nedeniyle çok zorlanan ülkemizde olduğu gibi… Peki dönüp dolaşıp kamerayı en son kendimize tutarsak, doğru zamanda yapılmayan sert bir liderliğin her şeyi bozabileceğini, yanlış zamanda demokratik davranmanın da felaketle sonuçlanacağını biliyoruz; her şey “o an” geldiğinde doğru seçimi yapabilmemizde bitiyor.
Ne dersiniz, gündemimiz devasa bir soygun düzenlemek ya da nükleer denizaltıyı kurtarmaktan daha mı zor? 😊 Evet desek de hayır desek de iş dönüp dolaşıp bizim liderliğimizde bitiyor.
.Liderlik etmek için topa girecek, ihtiyaç olan noktada o cesareti gösterecek miyim?
.Liderlik adımını atarsam, karar anları geldiğinde doğru liderlik modelini sergileyebilecek miyim?


