Karate Kid, mahalleye yeni taşınmış ve okulda zorbalığa uğrayan bir çocuktur. Okulun kabadayıları tarafından sürekli itilip kakılan bu çelimsiz çocuk, durumdan kurtulmak için karate öğrenmeye karar verir ve usta Bay Miyagi ile tanışır. Ancak yeni çocuğun Karate Kid’e dönüşme serüveni hiç de beklendiği gibi başlamaz çünkü ustasının "cilala-parlat" olarak özetlenebilecek öğretme yöntemi, öğrencinin günlerce evi çevreleyen çitleri boyaması temeline dayanmaktadır.
İş hayatının da temel unsurlarından biridir gelişim süreçleri: Eğitimler, bire bir çalışmalar ve performans yönetimi hep gelişim içindir. İş hayatının Karate Kid’i olmak herkesin çok hoşuna gidecek bir şeymiş gibi gözükse de, gelişim çabalarının çoğu heba olur gider şirketlerimizde.
✍ Gelişme İsteği
Başarısızlığın ilk nedeni bireyin kendisidir. Karate Kid’in günlerce cilala-parlat yapabilmesini sağlayan şey okulda düştüğü zor durumdur.
Onun karate öğrenme konusundaki talebi, diğer bir deyişle "talebe" olma kararlılığı başarısının temelidir.
İş hayatında kendine geliştirmek konusunda kararlı olmayan kişilere harcanan tüm kaynaklar israf olmaya mahkumdur. 10 Lt yakıtla 100 Km yapabilecekken, bu patinajlar nedeniyle 20-30Km ancak gidilir; ilk birkaç hafta iyi başlar, sonra düşüşe geçer.
Kill Bill’deki büyük ustanın zavallı Uma Thurman’a merdiven çıkartarak, omzundaki sopaya bağlı yoğurtçu küfeleriyle su taşıtması da onun gerçek bir "talebe" olup olmadığını test etmekle içindir.
✍ Geliştirmeyi Başarabilmek
Gerçekten bu yola baş koymuş bir kişiyle gelişim çalışması yürüttüğümüzde, artık işin sırrı bizdedir.
Şu iki hataya hiç düşmememiz gerekir:
Çıkar çatışması ve yanlış zamanlama.
Bay Miyagi’nin kendi çitlerini boyatması bir çıkar çatışmasıdır: Usta bunu öğrencisinin gelişimi için mi yapıyor yoksa işini bedavaya gördürmek için mi? Talebenin aklında oluşan soru işaretleri, iş hayatındaki gelişim sürecini en sık sakatlayan unsurdur. “Yöneticim bana bu bilgileri kendi işi görülsün diye mi veriyor yoksa benim gelişmem için mi?” Talebe, gelişim sürecinin mutlaka öznesi, yani ana hedefi olmalıdır.
Doğru zamanlama açısından ise, gelişim çalışmaları günlük işlerden bağımsız bir şekilde ve düzenli bir program çerçevesinde yürütülmelidir. Günlük işte yapılan bir hatadan yola çıkarak eğitim verilemez. Bu yaklaşımla kalıcı sonuç alınamaz.
Gelişim çalışmalarını önceden programlanmış olursa, o anda iş nasıl gidiyor olursa olsun talebe kendini güvende hissedecek ve almaya-gelişmeye açık olacaktır. “Çabuk odama gel” ile başlayan hiçbir süreç gelişimle sonuçlanmaz çünkü fırça yiyen kişi savunmaya geçer; duyamaz dinleyemez, yalnızca cevap vermeye çalışır.
İş hayatında etkili gelişim için iki önemli soru sormalıyız:
🤳Gelişmek için Karate Kid kadar kararlı mıyız? “Cilala-parlat” için yeterli gayreti gösterebilecek miyiz?
🤳Geliştirmek için Bay Miyagi kadar sabırlı ve istekli miyiz? Yoksa daha çok kendi çitlerimizi boyatmak peşinde olmadığımızdan (veya böyle görünmediğinden) emin miyiz? 😊


