Videoda izlediğiniz görüntüleri dün çektim, Urla’da devam eden 420 Sınıfı Dünya Şampiyonası’nda. Ellerin niye bu kadar titriyor, demeyin ben kendim de #laser teknesi üstünde olduğumdan denize düşmeme telaşı aslında o titremeler😊
Görüntüdeki Milli kızlarımız Zeynep Çaçur ve Zeynep Ela Köy, iki gün ve dört yarışın sonunda 5. gidiyorlar! İnşallah kürsüye çıkarlar, 3 gün ve sekiz yarış daha var… Zeyneplerden biri dümenci, öbürü flokçu. Dikkat ettiyseniz flokçunun yalnızca ayakları tekneye değiyor! Direğin tepesinden gelen çelik tele kendini asıyor ve teknenin dışına trapeze çıkıyor… Dümencinin her hareketinde veya gelen her sağanakta tekneyi düz tutma görevi onda: Bazen denize sırtı değecek kadar yatması ve bütün gücüyle kolon vurması gerekiyor, bazense suya düşmemek için büyük bir hızla tekneye geri dönmesi.
İşte bu noktada muazzam bir takım çalışması ve neredeyse “telepatik” düzeyde bir uyum gerekiyor 420 teknesinde çünkü flokçunun yelkene yapışması ve batmaları işten bile değil.
Peki nasıl başarıyorlar bu deli işini? Nefes almadan ve yıllarca birlikte çalışarak.
Dışarıdan bakıldığında “Aaa ne güzel denizdeler” denecek bu uğraş, onlar için hiç de öyle değil çünkü âdeta kart basarak fabrikada çalışır gibi her gün antrenman yapıyorlar. Denizde ve karada saatlerce ter döküyor, çikolata yemiyor, arkadaşları gibi tatile gitmiyorlar. Dün Milli Takımımızda flokçusu Elif Ergül ile yarışan 13 yaşındaki Ali Sinan Şentürk’ü de suda gördüm ve mutluluktan ölecektim 😊 Çünkü Sinan’ın denize çıktığı ilk zamanlara tanık oldum. Oğlumla birlikte daha küçücükken kışın soğuğunda ve yazın saatlerce güneşin altında denizdeydiler hep… Şimdi sırtında Milli forma var ve o kadar yakışmış ki!
Peki nasıl bu kadar iyi bir #takımçalışması yapabiliyorlar?
👉 Sonuca odaklanarak: Takımın ortak amacı olan yarış başarısına. İş hayatımızda aynı “ortak amaç” her zaman bu kadar somut olmuyor. Yöneticinin 3. görevi olan “iletişim ve motivasyon” un amacı işte bu ortak amacı her gün tekrar tekrar somutlaştırmak. Basit ve net hâle getirmek.
👉 Egoları karıştırmayarak: Sanmayın ki kararları dümenci veriyor, ikisi de birbirlerinden iyi yelkenciler. Birinin boyu daha uzun, kilosu daha fazla olduğu için flokçu oluyor çoğunlukla. Ayrıca dümenci sadece yelkendeki tüylere (sonuca, çıktıya, KPI’a) odaklanmak durumundayken flokçu bütün denizi görüyor, bir sonraki sağanağı ve rakipleri okuyor. Yani doğru karar vermek için (örneğin saha satış ekiplerinde olduğu gibi) çok değerli veriler topluyor.
Karar anı geldiğinde de hiç tereddüt etmeden birkaç saniye içinde harekete geçmelerini sağlayacak mekanizmaları var, tartışmadan birlikte uyguluyorlar.
Ne dersiniz pazarlama ve satış, kalite ile üretim arasında da böyle 420 takımları çıkarsak ne güzel olur değil mi? 😊
Ben yarın gene denizde olacağım. Urla’dan benimle birlikte çıkmak isterseniz sizi de beklerim.
Aklım yanan canım İzmir ormanlarında ve tutsaklarımızda olsa da, kalbim Milli gençlerimizle atacak.
⛵ Bireysel olarak veya şirket eğitimi ile yelkene çıkmak isterseniz bana yazmanız yeterli
"Navigare Necesse Est"

