Size üç öğretmen ve üç öğrencinin hikâyesini anlatacağım. Ana temamız “gelişim” olacak, öğretme ve öğrenmenin peşinden gitmeye devam edeceğiz.
İlk öğretmenimiz Sokrates
Felsefeyi kamusal alana taşıyan, yalnızca aydınların değil herkesin kendini bilmek, ahlak ve doğruluk gibi konularda düşünmesi gerektiğini, aksi taktirde yaşamaya değer bir hayata ulaşamayacaklarını anlatan filozof.
Gelişim açısından baktığımızda Sokrates büyük bir örnek çünkü insanın özünde iyi olduğuna, cahilliğini aşarsa doğruya ve iyiye ulaşabileceğine inanıyor. Bunu yalnızca elitler değil, tüm halk için istiyor.
Farkındalık Öyküsü
Burada bir parantez açıp iş hayatına sıçrayalım: Mülakatlarda ilk aranan kriterlerinden biri farkındalıktır. Tam da bizim konumuz, çünkü farkındalığı düşük olan kişi gelişemiyor… Bu kadar basit.
Farkındalığın belki de en güzel tarifini Sokrates'in bir hikâyesinde buluyoruz:
Kutsal Delphi tapınağındaki kâhin, Sokrates'in Atina'daki en bilge kişi olduğunu söyler. Ama Sokrates’in kendisi buna inanmaz çünkü
“Kesin olarak bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir”
diyen kişi olarak, kendisinden çok daha bilge insanlar olması gerektiğini düşünmektedir.
Haklılığını kanıtlamak üzere önce toplumun önde gelen politikacılarına gider ve onlara sorular sorar. Ardından şairlere ve düşünürlere, sonra da meşhur zanaatkârlara giderek sorularını tekrarlar. Ama kehanet doğrudur çünkü sorularını sorduğu insanlar birçok konuda bilgisiz oldukları gibi, bilgisiz olduklarının da farkında bile değillerdir! Bildiklerini sanmaktadırlar… Oysa Sokrates bilmediğini bilen kişi olarak, hepsinden daha bilgedir.
İkinci Öğretmen(ve Birinci Öğrenci) Platon
M.Ö. 428 – 348 yılları arasında yaşayan Platon, hocasının soru sormaya dayalı Sokratik Diyalog yaklaşımını sürdürür ve buna öyküler ile fikirleri aktarma yöntemini ekler. Mitolojik veya tamamen kurgusal anlatılar, Platon’un felsefeyi basitleştirerek öğretme yöntemidir.
Tarihteki ilk akademiyi kuran Platon, öğrenme ve öğretme açısından tarihin bir kilometre taşıdır.
Üçüncü Öğretmen (ve İkinci Öğrenci) Aristo
Yirmi yıl kadar hocası Platon’un akademisinde talebe olan Aristo, öğrenmenin mantık ve kıyaslamayla gerçekleştiği, somut verilere ve doğada yapılan gözlemlere dayandığı bir yaklaşım geliştirir. “Lyceum” u kurar ve sistemli, bir müfredata dayalı öğretimin temelini atar.
Hanedanlık
Bu 3 öğretmenin öyküsünde bana ilham veren şey, Sokrates’in hocalığa başladığı tarihten Aristo’nun ölümüne kadar herhalde 100 yıllık bir dönemi kapsamasıdır. Arka arkaya gelen, birbirinden öğrendiğinin üzerine kendi felsefesini katan yalnızca 3 hoca bütün bir dünya tarihini etkileyen “gelişimi” mümkün kılmıştır. Zincirin bozulmadığı, öğrenme-öğretme devamlılığının sağlanabildiği sadece üç kuşak!
Evet üç öğretmeni böylece yazdık… Ama dikkat ettiyseniz 3. öğrenci eksik kaldı 😊 Aristo’nun hocalık ettiği bu kişinin bir dünya imparatorluğu kurduğunu söylesem ismini hemen bulur musunuz?


