Şirketimi 1995 yılında kurdum ve o kadar zamanda hiç olmayan bir şey Aralık ayında gerçekleşti: İlk defa bir kamu kurumuna para karşılığı eğitim verdim, yani devlete iş yaptım. Aylin Özizmir ’in 25 yıllık deneyimine dayanarak oluşturduğu
“Her Seferinde Doğru Mülakat” (Interview Masterclass)
eğitimimizi Ankara'da bir kere daha gerçekleştirmiş olduk. Kendi içinde zorlu ve iddialı bir çalışmaydı, hem başarıyla tamamlandı hem de pek neşeli geçti 😊
Eğitimden bana geriye yeni bir “takım arkadaşı”, bir saygıdeğer yönetici muhatap, 3 son derece akıllı ve muzip arkadaş, bir de iyiliğine hemen güvendiğim can kaldı. O takım arkadaşını ben de gerektiğinde kendi zorluklarıma davet ederim; yöneticiyle her türlü çalışmada birlikte yer alır ve hem profesyonelliği hem de işine adanmışlığıyla her işin altından kalkabileceğini bilirim. Yeni arkadaşlarımla nerede olsa eğlenir, içimden geçen şakaları yapar ve onlarınkilere de güler, üçünün de ne düşündüklerini çok önemserim. Sonuncusuyla da sarılarak ayrıldığımız anı hiç unutmam.
Eğitimden bana geriye kalan bir de soru var:
29 Yıllık girişimcilik serüvenimde bugüne kadar henüz hiç yapmadığım başka neler var?
İlk defa 2000 yılında gerçekleşen ve o günden beri defalarca tekrarladığım bir takım çalışmasını da yaptırdım bu ay. CEO’lar, fabrika yöneticileri ve aile şirketi sahiplerinden oluşan üst düzey bir ortama misafir oldum. #takımmucizesi ‘ni bu ekiple de bir kere daha yaşadık çünkü başladıktan 10 dakika kadar sonra herkes bambaşka bir kimliğe bürünmüştü! Ve o güne kadar birbirlerini hiç böyle görmemiş olduklarına eminim 😊
Bu takım çalışmasına başlarken de kendilerine şöyle demiştim “Ne mutlu bize ki 25 katılımcımızın 1/3’ü daha önce Aylin Hn ile çalışmış kişilerden, 1/3’ü işlerini ve takımlarını benimle paylaşmış olanlardan ve 1/3’ü de ileride bize güveneceklerden oluşuyor”. Biraz böbürlenmiş ve iddialı mı konuşmuşum sizce de? En az 10 yıl önce ama arka arkaya senelerce birlikte çalıştığımız bir müdürümüzle birbirimizi insanca ne kadar özlediğimizi gördüğüm ve kendisinin ağzından o anıları keyifle dinlediğim içindir. Yine yıllarca önce ama kısacık bir çalışmada birbirimizi tanıdığımız bir “dost” bulmak, birlikte çalışmaya yeni başladığımız biriyle de o kadar kalabalığın içinde tamamen baş başa bir #kaderortağı sohbeti yapabilmiş olmaktandır.
Peki buradan bende geriye ne kaldı? Yalnız bir yıldır tanıştığımız kişiyle “her işi birlikte yapabilecek” kadar karşılıklı güven hissi. Bir de henüz o gün tanıdığım dört kişiyle çocuk gibi eğlenmeyi paylaşmak.😊
Evet yıl sonu beni duygusal yapmış değil mi? Ama birlikte takım olmak o kadar kişisel bir şey ki…
Hücum oynamaya devam edebilmek yeni yıldaki en önemli hedefim, bir koltuğa bir unvana bağlı kalıp da hayat boyu ona tutunmaya çalışmamak, savunmaya geçerek geldiğin yeri muhafaza derdine düşmemek.
Takımların bugüne kadar yarısını birlikte kurduysak, önümüzde de #hepbirlikte kurulacak bir o kadar daha takım var.
Yazıda kulaklarını çınlattığım kişilerin isimlerini mahremiyet nedeniyle veremiyorum... Ama hepsine tek tek mesaj göndereceğim! Onlar kendilerini biliyorlar gerçi 😊
Tüm dostlarımın bu vesileyle yeni yılını kutluyor, iyimser, ümitli ve ileriye doğru bir yeni yıl diliyorum.
Sevgiyle, inanarak.


