En büyüğümüz 76 yaşında ve ilk günkü yarışta, sert havada battı! Finişe doğru gelirlerken iki tekneyle çekişiyorlarmış, bir dalganın daha üzerine çıkıp hızlanmak istemiş ama dengesini kaybedip devrilmiş... Tıpkı Formula 1 yarış pilotlarının birazcık daha geç fren yapmaya çalışıp pistten çıkması gibi, limitlerini sonuna kadar zorlamış. Battığı için üzgün mü? Asla! Sadece tekneyi çevirirken yardım alması gerektiği için rahatsız olmuş ve "belki de son yarışımdır artık, kimseye iş çıkarmak istemem" dedi... Alaettin Bey artık hayatta benim kahramanlarımdan biri.
Yarıştığımız teknenin adı Laser, olimpik yelken sınıfı. Biz bu teknenin "master" kategorisindeyiz ve 33'ten 76 yaşa kadar geniş bir yelpazede, 21 tekneyiz bu seneki Türkiye Şampiyonası'nda. Amasra'dan katılan Tan arkadaşımız da var, Gökova'dan, Galatasaray'dan katılan da. Boğaziçi Ünv. İşletme'deki görevinden yeni ayrılmış Şevket Hocamız da var aramızda, tek kadın katılımcımız olarak ilk gün hemen hepimizi geçen Didem kardeşimiz de...
Aklınıza lüks otellerin güzel plajlarında, rengârenk yelkenlerle yapılan şey mi geliyor? Gelmesin! Bizimki Karşıyaka'da, İzmir Körfezi'nde 😊 Su leş gibi! Koku ruhunuza işliyor... Daha tekneyi atarken belimize kadar suya girip, 6 saat denizde kalabiliyor ve sürekli ağzımıza gözümüze serpinti yiyoruz. Devrildiğimizde de körfezde yüzmüş oluyoruz!
Ama kesinlikle şikayet değil bu, tam tersine yarışa ev sahipliği yapan Karşıyaka Yelken Kulübü'ne minnettarım. Çünkü en önemli olan şey denize çıkmak... Bir gün daha denize çıkabilmek.
Laser teknesi aslında küçücük bir kayık, cam elyafı ve polyesterden yapılıyor, yalnızca 70Kg ağırlığında. Ama direği yaklaşık 6m yüksekliğinde ve 15 Knot'ın üstüne kadar çıkabilen, muazzam bir sürati var. Laser'i böyle hızlı götürebilmek içinse, ayaktan takılı olarak ve yalnız dizleriniz içeride kalacak şekilde, kendinizi sürekli teknenin dışında tutmanız, yani trapez yapmanız gerekiyor. Hepimizin sürekli belinin tutuk olması ve hem alt hem üst bacaklarının kas ağrısından kıvranmasının nedeni işte bu.
Ayrıca bu yıl aramızda bir de dünya şampiyonu var! Amerikalı olan Andrew Holdsworth 60 yaşında ve Avustralya'daki yarışta birinci olmuş. Son derece genç ruhlu "fırlama" bir yelkenci... Ve gerçekten de olağanüstü hızlı gidiyor!
Tabii bir de olayın "sosyal girişimcilik" kısmı var çünkü daha önce hiç yapılmamış bu organizasyonun başını çeken (ve kendi sınıfında şu anda 1. giden) Capt. Allen Daniel Mason AFNI, AFRIN, FHCMM , laser'de eski dünya dereceleri olan ve bu senenin sponsorluğunu üstlenen Özgür İnam ve Eray Zunbul, tüm tekneleri tek tek donatan (ve tüm teknelerde 3.giden) Alp Salman Ağabey ve ben dahil birçok kişiye tekne desteği veren Atakan Akyazı arkadaşım...
Evet, bu kadar laf yeter 😊 Bir saat sonra hazırlığa başlayıp, saat 07.30'da evden çıkmam lâzım. Bugün yine 3 yarış olacak ve benim en yakın rakibimle aramda yalnız 1-2 puan fark var. Artık yarışa konsantre olma zamanı...






