En büyük kişilik kusurumuz hangisi? Hepimizin bir sürü var, farklı derecelerde ve farklı yoğunlukta her gün hayatımızı etkiliyorlar. Hazır yeni bir yıla başlarken biz de bu kusurlardan en büyüğünü seçip onun üzerine gidelim…
Nasıl mı? Bir #masal ile 😊
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal pireler berber iken, çok uzak bir diyarda Nefis adında bir çocuk yaşarmış. Bu diyarın insanları yiğit, rüzgârları sert, yamaçları da sarp imiş. Toprağında ürün yetiştirmekve ormanında avlanmak çok ama çok zormuş bu diyarda… Yiğit insanlar binbir güçlükle karınlarını doyurur ve çocuklarını büyütürlermiş.
Üstüne üstlük bu diyarın başında çok büyük bir de bela varmış: Üç başlı canavar! En yüksek yamacın tepesine yerleşmiş bu canavarın bir başı kuzeybatıya, bir başı güneye, diğeri de kuzeydoğuya bakar böylece diyarda olup biten her şeyi görürmüş. Biraz fazla mı ürün yetişti, avda bolluk mu oldu, hemen üstüne çöker ve yiğit insanlara hiçbir şey bırakmazmış. Canavar, erzaklarıyla birlikte ümitlerini de alamasın diye yiğit insanlar kol kola girer, birbirlerine daha da sıkı sarılarak yarınları için gayret gösterirlermiş.
Gel zaman git zaman, Nefis bir gün yine arkadaşlarıyla oynarken ilerideki taşların altında parıldayan kağıtlar dikkatini çekmiş… Kağıtları açtığında bir de ne görsün? Üç başlı canavar ölmüş çünkü üç boynunun tam ortasına pırıl pırıl parlayan altın bir çuvaldız batırılmış! Kafasını resimden kaldırdığı anda aynı sihirli parıltıyı görmüş ormanın taa derinliklerinde. Yürümüş yürümüş ve daha önce hiç görmediği kocaman ve rengârenk bir eve ulaşmış. Nefis tüm cesaretini toplayıp içeri girmiş. Dev kapı kolaylıkla açılmış, ancak içeri girer girmez ardından gürültüyle kapanmış ve yok olmuş! Artık kapının yerinde bir duvar varmış ve üzerinde:
“Bu evin 7 odası var, bunlardan ilk hangisine girmen gerektiğini doğru seçersen, diğer tüm kapılar da sana açılacak.”
…yazıyormuş.
Nefis hiç zaman kaybetmeden uzun koridorda ilerlemeye başlamış. Birkaç adım sonra sağında ilk kapı belirmiş, üzerinde bir dev aynası varmış ve içinde “Kibir” yazıyormuş. Bu aynadaki herkesten üstün görüntüsünü pek beğenmiş Nefis, ama kapıyı açıp içeri girmeden önce diğer odaları da görmek istemiş.
Neden sonra bu sefer solunda bir başka oda belirmiş. Bu odanın kapısı camdanmış ve içeride kendini belli ki çok başarılı ve havalı gören ama etrafındakilerin ona hiç de iyi bakmadığı bir Nefis görmüş. Kapının üzerinde “Kendini Aldatma” yazıyormuş. Gözlerini alamamış o mutluluktan…
Ama yine de yürümeyi sürdürerek 3.odaya ulaşmış: Etrafta zulüm kol gezip, zindandaki insanlar çığlıklar atıyorken, bu odadaki Nefis gene de arkadaşlarıyla neşe içinde oynuyor ve çok mutlu görünüyormuş. “Görmemezlikten Gelme” yazıyormuş kapının üzerinde.
Masalın 1. bölümü burada bitiyor. Devamı için diğer kapılarda neler olduğunu yazar mısınız? 😊
Haa tabii bir de hepimizin kendi kendine vereceği bir karar var: Bu 3 odadan ilk hangisine girerdim çuvaldızı bulmak için?
Bu post hakkında tartışma
Gönderi yok


