“Korkmayın, cesur olun!”
Sahnede konuşma yapan dev adamın mesajı buydu. Yaklaşık 250 kişi sessizce onu dinliyordu dakikalardır… İkide bir sözünü kesmeye çalışan divan başkanı hariç! Sahnenin önüne kadar gidip, âdeta basket sahasında olduğu günlerdeki gibi sapasağlam bir “post-up” yapıp, dimdik ve kollarını açarak söylemişti sözlerini. Ve kendisi kollarını açtığında yalnız mecazi anlamda bütün Türk basketbolunu değil, 2 metrenin üzerinde kulaç açıklığıyla bütün sahneyi de kapsıyordu. Evet sahnede dev bir adam vardı ve sözünü söylemeye gelmişti.
Efe Aydan
Türk basketbolunun en büyük sembollerden biri, ilk defa Balkan Şampiyonu olan takımın kaptanı. Daha 16 yaşındayken profesyonel olmuş, sonra da tam 21 yıllık bir kariyeri başarıyla yürütmüş. Şu andaki ünlü basketbolculardan kim var biliyor musunuz 21 yıldır top oynayabilen? LeBron James!
“Basketbol oynayabilmek için sert bir zemine ihtiyaç var; zemini yumuşatır, sağından solundan otlar bitmesine neden olursanız artık o sahada top oynayamazsınız.”
İşte bu sözleri Basketbol Federasyonu başkan adayı olarak genel kurulda söyledi Kaptan. 176 delege ve başkanın gözlerinin içine bakarak. Haftalardır tüm basında yer alıyordu bu sözleri, milli takımlarımızın erkeklerde 27, kadınlarda 14.sıraya kadar düşmesini, Anadolu kulüplerinin tek tek kapanıyor olmasını, merkez hakem kurulundaki rezaleti, bahis manipülasyonlarının basketbolu nasıl rehin aldığını… Tek tek ve yüksek sesle söyledi, tüm Türkiye’ye anlattı.
2.500 Km yol yapıp kulüpleri ziyaret etti, hepsinin yakarışlarını dinledi ve en önemlisi de, duyduğu şeyleri kimsenin yüksek sesle söyleyemediğini gördü. Ama aynı kulüplerin delegeleri seçimde ona oy vermediler, oysa söylediklerinin doğru olduğunu herkes biliyordu. Nitekim federasyon da bu söylenenlerin hiçbirine yanıt vermedi, ne kürsüden ne medya karşısında…
Hikâyenin benim açımdan en can alıcı noktasıysa liderlik ve takım çalışması. İçinde yaşadığım, tanık olduğum bu kampanya sürecinin son bölümünde gördüğüm “Kaptan” figürü, Efe Aydan.
Her şeyden önce bir insan 69 yaşında neden bu kadar zahmete katlanır? Maddi-manevi bu kadar büyük bir yükün altına niye girer? Girmese kimse ona bir şey diyebilir mi?
İşte LİDERLİK tam olarak da bu, başka kimsenin yap(a)mayacağını gördüğün anda o inisiyatifi alıp eyleme geçebilmek. Kaybetme ihtimalin çok yüksek olsa dahi girişmekten korkmamak, sahaya çıkmak ve mücadele etmek; insanların sözcüsü olmak, doğruyu-yanlışı söyleyebilmek.
Ve muazzam bir takımın kaptanlığına layık olmak. Hiçbir dakikasında kimseyi kırmadan, herkese ayrı ayrı özen gösterip önem vererek, en zorlu noktada dahi “insan” kalarak, ağabeylik yaparak. Rakipleri dahi gücendirmeden, kırıp dökmeden ama büyük bir güç sergileyerek.
Çocukluğumun kahramanlarından birini yakından tanıma fırsatı buldum. İlk iş imzasını almıştım zaten 😊 Ete kemiğe bürünmüş hâliyle Efe Aydan benim için unutulmayacak bir rol model olarak kalacak.
Hayranlıkla ve Saygıyla.



