Saatlerce koli bantladık. Bitmeyecek kadar koli vardı o akşam ve ertesi sabah da erkenden gelecek, bu kolilerin yetişmesi gereken bir kamyon.
Gecenin başında altı kişiydik, ciddi görünüyor ve ciddi davranmaya çalışıyorduk. Sonra saatler geçtikçe ciddiyet yerini önce şakalara, ardından düpedüz kendimizle dalga geçmeye bıraktı. Kolileri bantlamak ve içlerini doldurmak tamam, ama onları bir bir merdivenlerden taşımak var ya… İşte en gayri ciddi durumlar orada yaşandı çünkü koliyi ancak iki kişi kaldırabiliyor ve kaldırdığın anda diğer arkadaşınla burun buruna geliyorsun. Merdivenleri çıkarken ya sen bir yere takılıyorsun ya o, her defasında küfretmekle kahkaha atmak arasında seçeneğin var 😊
Üzerinden çok uzun yıllar geçmesine rağmen hiç unutmadığım bir akşam. Yorgunluğuk, bezginlik, sabah kamyon gelip de yardım malzemelerini aldığında yaşanan mutluluk… Ama en çok da o akşam birlikte çalıştığım iki dostum: Saatler uzadıkça mecburen ayrılanlar olmuştu, biz sonuna kadar dayanmıştık. Ve “dostum” diyorum çünkü o iki kişi hayatta bugün dahi en çok güveneceğim birkaç insandan biridir. O gece sayesinde.
Gönüllü çalışmalar hayatımın en güzel anılardan bazılarıdır. Dünyada da çok yaygındır gönüllü çalışma, son derece doğal ve kendiliğinden bir araya gelir, birlikte bir şeyler yapmaya başlarsın: Bazen bir sofra hazırlanır ve ikramlar yapılır, bazen bir yardım programı için malzeme paketlenir, bazense bir seçim kampanyası için çalışılır. Karşılığında hiçbir menfaat beklemeden.
Peki insan neden gönüllü bir iş yapar? Çok basit ama bir o kadar da çarpıcı bir yanıtı var:
O işi yapmayı istediği için.
“İş” çünkü para karşılığı olan ile gönüllü iş arasında yapılan şey açısından bir fark yoktur. Koli taşımak bir hobi değil, basbayağı bir iştir. Nasıl yapıldığı açısından bakıldığında da aynıdır çünkü elinin değdiği iş kötü olsun istemez, her işi iyi yapmak istersin.
O zaman gönüllü ile profesyonel iş arasındaki fark nedir?
- Neden o işi yaptığın.
Gönüllü çalışmanı sağlayacak yegâne şey o işi yapmayı istemen, oradan elde edilecek sonuca veya o işi birlikte yaptığın insanlara inanmandır.
(Sahi en son ne zaman gönüllü çalıştık?)
Madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimizde konu liderliğe gelir. Bire bir çalışıp "yoldaşlık" ettiğim kişilere sıklıkla önerdiğim bir pratiktir gönüllü kuruluşlarda yer almak çünkü en iddialı liderlik deneyimlerinden bazıları orada yaşanır.
İşten atılmaktan korkmayan, işini iyi yaparsa terfi etme gibi bir motivasyonu olmayan, üstüne üstlük bazen de bizden daha kıdemli ve daha bilgili insanlara liderlik edebilir miyiz? Denemesi bedava 😊
Ancak denersek ve sonuç başarılı olursa işte o zaman durum çok net: Liderlik yetkinliğimiz üst seviyededir.
Etrafımızdaki iş sahibi ve yöneticileri de bu gözle inceleyelim: Kaç gönüllüleri var? Para vermeden ortak bir amaç etrafında kaç kişiyi toplayabiliyorlar? İşte size liderlik yetkinliğinde şahane bir KPI...
Gönülden, ama profesyonelce yapılan işlerde birlikte çalışmak dileklerimle.
MERAKLISI İÇİN EĞİTİM NOTLARI
👉 LİDERLİK YETKİNLİĞİNİ GELİŞTİRMEK (İş Dışında)
Liderlik bir yetkinliktir ve herkes için sürekli geliştirmeye açıktır. Tıpkı, örneğin karın kaslarımız gibi! Ancak antrenmanını yapmamız gerekir…
Liderlik yetinliğini geliştirmek için liderlik fırsatları yaratmalıyız kendimize. Gönüllü çalışmalar da bunun en önemlilerinden biridir… Ancak dikkat! Gönüllü çalışmalarda liderlik edebilmek için önce bu işlerde bizzat çalışmak gerekir 😊 Saedece ve sadece bir takımın içinde liderlik edebiliriz, yani liderlik edebilmek için önce o takımın bir üyesi olmak, oraya kabul edilmek zorunludur.
Zaman içinde, adım adım, birbirimizi tanıyarak ve karşılıklı güven oluşturduğumuz kişilerle bu deneyimi yaşarız. Hata olduğunda birbirimizi hoş görürüz… Ve bu deneyimler bizi büyütür, geliştirir ve olgunlaştırır. İşte yapılsa bedeli çok yüksek olabilecek şeyleri, aynı amaca gönül vermiş kişiler arasında çok daha rahat hallederiz.
Haa gönüllü iş yalnızca STK’larda veya derneklerde yapılır, aylar yıllar sürer diye de düşünmemek lazım. Bazen bu bir okul velisi organizasyonu da olabilir ya da mahalle dayanışması da… Acil durumda insanlara yardım için organize olmak da bir gönüllü çalışmadır, haksızlık edildiğini gördüğümüz insanlara destek vermek de.
👉 LİDERLİK YETKİNLİĞİNİ GELİŞTİRMEK (İşte)
Gönüllü çalışma sadece profesyonel hayatın dışında mı mümkündür? Hayır. Tam olarak aynı nitelikte olmasa da, şirketlerimizde de gönüllü çalışma fırsatları oluşur. Kendi departmanımız kendi yöneticimiz dışında gerçekleşen projeler, katılmak isteyenlere açık olarak duyurulan girişimler…
Şirkette gönüllü çalışmanın da liderlik yetkinliğine katkısı dışarıda çalışmak kadar güçlüdür. Evet bizi oradaki takım arkadaşlarımızla birbirine bağlayan şirket kuralları, hiyerarşi, kıdem gibi unsurlar mevcuttur ama yapılacak gönüllü işin niteliğinden ötürü hareket kuralları farklıdır. Daha özgür bir şekilde kendimizi ifade etme ve daha esnek şartlarda değer katma şansı yaratır bize bu çalışmalar.
👉 GİRİŞİMCİ veya TEPE YÖNETİCİ İÇİN
Ekiplerinize liderlik yetkinliklerini geliştirme fırsatını sunmak elinizdedir. Gönüllü katılınacak faaliyetler düzenleyerek veya çapraz işlevsel (cross functional) proje seçenekleri oluşturarak.
Ancak dikkat: Eğer bu fırsatlar ekiplerimizin bireysel gelişiminden çok, şirketin “çaktırmadan” iş yaptırtma amacına saparsa beklediğimiz sonucu alamayız 😊 Hepsi öyle olmalıldır, demiyoruz ama bu çalışmaların birinci önceliğinin “insan yetiştirmek” olduğunu unutmayıp rotaya sadık kalmak, aşırı sonuç odaklı davranarak hata veya gecikmeleri yargılamamak bu süreçlerde çok önemlidir.
Daha fazla bilgi, eğitim veya şahsınız/şirketinize uygun fikirler için bana yazın:


