Kadın Voleybol Milli Takımımız Hollanda’yı nasıl yendi? Takım çalışması sayesinde… Ama takım oyunu değil! Gelin yakından bakalım:
🧨 Takım oyunumuzun zirve noktası kuşkusuz geçen yılki Dünya Uluslar şampiyonluğuydu. O günle bugünü karşılaştırdığımızda, oyunumuzun aynı seviyede olmadığını anlamak zor değil. Nitekim Hollanda galibiyeti, millilerimizin gayreti kadar, kritik sayılarda rakibin hataları sayesinde geldi. Yani aslında maçı bizim aldığımız kadar, Hollanda verdi.
Ama endişeye mahal yok, takım oyunumuz her maç üstüne koyacaktır, göreceksiniz. Her topa değenin mucize yarattığı hareketlerle yine uzun rallilerin çoğunu biz kazanacağız ya da tam maçın momentumunu alabileceğimiz noktalarda arka arkaya iki hata yapmayacak takımımız. Geçen yıl olduğu gibi.
🧨 İşte tam bu oyunumuzun yetmediği anlarda, kollektif takım bilinci, hatta “takım karakteri” devreye girdi. Özellikle set sonundaki kritik sayılarda, rakibin hata yapmasına izin verecek kadar oyunda kalmayı başardı Milli Takımımız. Eğer takım çalışması yeterince güçlü olmasaydı, maç o noktalara gelmeden kırılır ve fileden açık pas, kaçan servis, servis karşılamada fileden uzak kalan top gibi bireysel hatalar giderek artardı. Oysa birbirlerine bağlı kalmaları sayesinde takımımız başarıya ulaştı.
İşin ilginci, yaptıklarından çok yapmadıklarıyla takım çalışmasında başarı sergiledi Filenin Sultanları. Peki neler “yapmadı” takımımız?
💥 Santarelli, maç boyunca hiçbir oyuncusuna kızmadı örneğin. Bırakın bağırmayı, onlara çemkirmedi bile… Beden diliyle hep uyardı, rica etti, hatta birkaç defa yalvardı oyuncularına. Neden bu kadar önemli antrenörün yaklaşımı? Çünkü en ufak bir hareket güveni yerle bir edip çözülmeye yol açabilirdi. Tam tersine hep:
“Biz kazanacağız”
“Atlatırız bunları”
“Kontrol bizde”
…yaklaşımındaydı antrenörümüz.
💥 Oyuncularımız, bireysel olarak iyi oynamadıkları bölümlerde dahi oyunun içinde kalmayı başardılar. Bu da birbirlerine güvenleri, yani takım çalışması sayesinde mümkün oldu. Ebrar oyun içinde yedek kalmasına rağmen, moralini bozmadı ve son sette geri dönüp fark yarattı. Vargas, her pasör değişikliğinde ritminin bozulmasına ve öldüremediği smaçlara rağmen hiç duruşunu değiştirmedi. Arka orta (6 numara) savunmamız maçın başında hep yarım saniye geç kalırken, üçüncü setten itibaren bağrış çağrış atlamaya başladı yerlere ve durumu olumluya çevirdi. Yani aslında herkesin birbirini suçlama fırsatı oldu bu maçın içinde… Ama kimse takım arkadaşına yan bakmadı!
Nakit akış ne kadar kötü durumda olursa olsun, satışlar ne kadar düşerse düşsün, takımına ve amacına bağlı kaldığın sürece bu zorlukları aşıp düze çıkma şansını çok yükseltiyorsun. Hollanda maçını kaybetmiş olsa dahi millilerimizin birbirlerine daha sıkı bağlanacağı gerçeği gibi…
Milli Takımımıza olimpiyatlarda başarılar diliyor... Ve şimdi İtalya maçını seyretmeye gidiyorum! 😊
Maç yorumlarınızı da LinkedIn’den canlı bekliyorum


