Fransızcada preker diye bir sıfat var, birazdan Türkçe isim hâlini görünce bileceksiniz. Ama önce bir oyun oynayalım ve ben size bu sıfatın eş ve zıt anlamlılarını yazayım, siz de bu kavramı en iyi karşılayan Türkçe sözcüğü önerin😊
- Eş anlamlıları: Hassas, geçici, kırılgan, belirsiz, düzensiz.
- Zıt anlamlıları: Garantili, kalıcı, sağlam, güvenilir.
Fransa’da “précaire” sözcüğü iş hukukunda çalışanların geçici işlerde kalmasını, yani "prekarya" olma hâlini ifade ediyor. Protestolarda da en çok sık kullanılan sözcükler işsizlik ve preker işlere mahkûm olmak. İş güvencesi hepimiz için önemli bir mesele çünkü ekonomik krizle boğuşuyoruz ve kira ya da mutfak gibi düzenli giderlerimiz var; bu da düzenli ve güvenilir bir gelire çok ihtiyacımız olduğu anlamına geliyor.
Ancak dünya değişiyor ve iş hayatı giderek daha belirsiz bir hâl alıyor. Artık part-time işler, freelance, sözleşmeli çalışma ve taşeronluk gibi geçici iş biçimleri yaygınlaşıyor. Özellikle startup ekosisteminde bu "prekarya" çalışma şekli, farklı bir kariyer düzenini tanımlıyor. Peki, yeni nesil profesyoneller bu düzende nasıl bir yol izliyor?
Son birkaç haftada startup kampı sayesinde birçok yeni girişimci ve profesyonelle tanıştım. Çoğunun birden fazla işi var: Hem düzenli gelir sağlayan bir işte çalışıyorlar hem de esas projelerine zaman ayırıyorlar. Kimisi maaşlı işinin yanında freelance projeler yürütüyor, kimisi kendi işinde bir üründen gelir elde ederken yeni projelere kafa yoruyor.
Hepsinin ortak noktası ise, zorluklara rağmen gözlerinde parlayan motivasyon ve stratejilerine olan güven.
Elbette bu yol kolay değil. Onları daha yakından tanıdıkça, yaptıkları fedakârlıklara ve yaşadıkları zorluklara tek tek tanık oluyor insan. Ancak bu belirsiz gibi görünen kariyerler, aslında onlara yeni seçenekler yaratıyor ve çok daha güvenli bir gelecek hazırlıyor. Oysa büyük bir şirkette maaşlı olarak çalışmak, ilk etapta güven verirken, eğer kendini geliştirme ihtiyacı duymamaya neden oluyorsa, uzun vadede seçenekleri kısıtlıyor ve geleceği tehlike altına atıyor.
“Startup enerjisi” diye bir şey var hayatta: Çok hızlı hareket etmeyi, iddialı ve sürekli yeniliğe açık olmayı gerektiriyor. Bunun için de en iyilerle çalışmak, alanında en iyiyi yapabilmek zorunlu… Startup ekosistemi en çok ne üretiyor biliyor musunuz? Liyakat. İşinin ehli, işine dört elle sarılan ve yaptığı şeye inanan insanların ortaya koyduğu başarı.
Ne dersiniz, günümüzde tek bir yola bağlı kalmak mı yoksa birden fazla seçenek yaratmak mı daha doğru? Bu ikilem "güvence" ve "çeşitlilik" arasında bir denge kurmayı gerektiriyor. Sizce kariyerlerimizde bu atlardan yalnızca birine oynamak mı daha doğru yoksa ikisini birlikte yürütecek bir denge aramak mı?


