Bu hafta işlerle ilgili beni üzen bir şey oldu. Takımlarımdan biri bozuldu. Bir takım macerası sona erdi.
En önemlisi miydi? Hayır. En kazançlı olan mıydı? Hayır. Ama başarmayı en çok istediklerimden biriydi.
Çünkü bazen öyle olur, insanları çok sever ve onların için bir şeylerin daha iyi olmasını istersiniz. Bana “hayal kurduran” bir takımdı, olmadı.
Hayat devam ediyor. Benim üzüntüm birkaç hafta içinde hafifler. Hayal kırıklığım ise hep kalır, onu biliyorum, ama bu olayın benim günlük hayatımdaki etkisi hızla kaybolur. Asıl merak ettiğim konu, birkaç sene sonra geriye bakıp düşündüğümde bu olayı nasıl yorumlayacağım.
Çünkü hepimiz için hayat bir film gibi ve bu yaşanan da onun yalnızca bir sahnesi. Ne demek mi istiyorum? Gelin bir spor öyküsüyle anlatayım 😊
---
NBA finalleri başladı ve New York Nicks ile San Antonio Spurs kıyasıya bir mücadeleye giriştiler. New York Nicks ilk iki maçı hem de San Antonio’nun sahasında deplasmanda kazanarak büyük bir avantaj elde etti.
Kendi konumuza dönmeden önce Nicks ve Spurs’ün öykülerine biraz daha yakından bakalım, çünkü takım çalışması açısından çok ilgi çekici unsurlar var:
🏀 Nicks finale gelene kadar arka arkaya galibiyetlerle âdeta bir destan yazdı. Normal sezon bitip de play-off’lara geçildiğinde takımın gücü birkaç kat arttı! Nasıl bir kararlılık ve motivasyon yarattıysa Nicks içindeki takım dinamiği, her oyuncu kendini aştı, takım oyunu da muazzam seviyelere ulaştı.
🏀 San Antonio Spurs de büyük bir başarı sergileyerek finale kadar ilerledi. Dişi tırnağa takarak geçtiler rakiplerini... Benim çarpıcı bulduğum özellikleriyse, çok genç oyunculardan kurulu olmasına rağmen, yarattıkları takım dinamiği sayesinde tecrübelerinin çok ötesinde bir olgunluk sergiliyor olmalar. Spurs gençleri birbirlerini yükseltiyorlar sahada.
---
Gelelim kendi meselemize: İkinci maç yalnızca 1 sayı farkla sonuçlandı. Muhteşem bir oyun oldu ve son saniyelerde Spurs’ün yaptığı bir hata sonucu maçın kaderi çizildi. Bana tüm bu konuyu düşündürten şey ise, Amerikan Mutfak programında çok sevdiğim Kaan Kural ve İnan Özdemir’in şu yorumu oldu:
“Biz şimdi Nicks’in oyununu övüyoruz ama, o kadar dengeli bir maçtı ki 1 sayı farkla Spurs kazansaydı aynı şekilde onları konuşuyor olurduk”
Evet şu anda yaşadığımız şeyin anlamı, devamının nasıl geleceğine ve filmin nasıl sonuçlanacağına göre belirleniyor. Nicks kazanırsa onun yaptıkları ön plana çıkıyor, ben de enerjimi doğru yönlendirmeye devam edersem bu üzüntüm “yaşanması gereken bir deneyim” olarak tecrübeler piramidimde yerini alacak. Beni yükseltecek.
Yaşadıklarımızın hepsi iyisiyle kötüsüyle yalnızca birer sahne. Filmin kendisi ise devam ediyor ve bir sonraki sahneyi nasıl çekeceğimiz bizim elimizde.
Üzüntü insanca bir şey, dürüstçe ve sonuna kadar yaşanmalı. Ama karamsarlığa yer yok... Zaman da yok 😊



Cok guzel bir yazi soluksuz okudum 👍👏