İş hanının girişinde iç tarafta bir sürü insan toplanmış, camlı kapının ardında bekliyorlar. Belli ki sabırsız bir bekleyiş ve dışarı çıkış anına artık çok az kalmış… Bağrışma ve yer yer kahkahalar duyuluyor ancak belli ki rekabetten doğan bir gerginlik de var. Önce kim çıkacak? Fısır fısır konuşmalarla diğer takımlara duyurmamaya çalışarak o daracık alanda planlar da yapılıyor bir taraftan.
Yüksek sesle “on, dokuz, sekiz” diye geri sayım duyuluyor ve en sonunda kapı açılıyor! Kol kola girmiş beşli-altılı insan grupları, güneşli bir İzmir kış gününde Pasaport’ta deniz kıyısında hızla harekete geçiyor… Ve 45 dakika boyunca bir daha hiç görünmüyorlar.
İşin en güzel tarafı ne biliyor musunuz? Takımın tamamı orada, bir kişi bile eksik değil. Kimse “bana ne ya, iki dakika dinlenip oturalım şu güzel yerde” dememiş. Nitekim dönüşte de tam takım olacaklar 😊
Evet anlamışsınızdır, bir şirketin sene sonu kutlama gününü “takım macerasına” dönüştürdük. Günün bir yerinde şirketin yaşça en büyüğü sahne aldı. Özellikle gizli bir bölümüydü eğitimin, kendisine özel bir sürpriz hazırlanmıştı. Doğaçlama olarak o kadar güzel bir konuşma yaptı ki çıt çıkarmadan dinledik hep birlikte. Birkaç kahkahanın dışında yalnız tüm gözler değil, gönüller de ondaydı. Kariyeri yalnız uzun değil, aynı zamanda göz alıcıydı. Ulusal dev bir grup bünyesinde uzun seneler çalışıp, hem farklı sektörlerde hem farklı departmanlarda yöneticilik etmişti.
10 Yaşından beri çalışıyordu. Görmüş geçirmiş, ama ununu eleyip eleğini asmamıştı. Bugün niye burada İzmir’de, niye Hamburger Recycling Türkiye ‘de bu takımla olduğunu gayet iyi biliyordu. Henüz elindekinin değerini anlayamayacak kadar kariyerinin başında olanlara da bunu anlatmaya çalışıyordu. Hiç süslemeden, kendisine ait sertçe dürüst üslubu, ama bir o kadar da “gerçek” sözleriyle.
Bir takımı #takım yapan şeylerden en önemlisi kültür ise, işte o kültürü de:
✍ Bu sözler,
✍ Bu bakış açısı
✍ Bu değerli insanı bünyesinde tutabilecek kadar iyi bir yönetim
…oluşturuyordu.
Günün içinde bir yöneticimiz salondan ayrıldı. Neden sonra öğrendim ki bir aile büyüğünün vefat haberini almış! Herhalde başka kimseye de söylemedi, yılda bir defa yaşanan bu güzel birliktelik anını bozmak istemedi takım arkadaşları için… Programlandığı şekilde konuşmasını da yaptı, ama akşam yemeğinin bir noktasında sessizce ağladığını gördüm. Hayır susup oturmadı, hatta hepimize liderlik etti nasıl eğleneceğimiz konusunda... Takım için fedakârlıktı yaptığı.
Kazanan kaybeden oldu. Güçlüsü, Oku, Derini, Enerjiği ve Çılgınıyla kıyasıya çekişme yaşandı. Kötü başlayıp günün sonunda kazanan takım da oldu, tüm gün boyunca istikrarıyla parmak ısırtan da. 25 farklı kişi takımlarına farklı aşamalarda #yöneticilik yaptılar…
Ben de gün sonunda, yalnızca bu takım maceralarında ve böyle “iyiliğine güvenebildiğim” kurumlarda söylediğim bir şeyle bitirdim:
Beni davet ettiğiniz ve beni de bu takıma kabul ettiğiniz için teşekkür ederim Ebru TUNC AKBULUT .


