LeBron James bir uzaylı. Evet buradan tüm dünyaya duyurmak istiyorum: İnsan değilsin LeBron James!
Adam 40 yaşında, serveti 1 Milyar Doları, attığı basket sayısı da bugüne kadar oynamış herkesi geçmiş durumda. Biyolojik olarak insan olmadığını anlamak zaten kolay çünkü bu yaşta NBA ‘de oynamak bile görülmemiş bir şeyken, LeBron en üst seviyede kalmaya devam ediyor.
LeBron’u bu haftaki yazıma taşıyan iki şey oldu. Bunlardan birincisi yaptığı podcast; ikincisiyse sokakta her gün tazelenen ve giderek yayılan direniş hareketi. Oy verdiğimiz insanların görevden alınmasına, öğrencilerimizin hapsedilmesine ve öğretmenlerimizin bir gecede okuldan uzaklaştırılmasına karşı cümleten giriştiğimiz hak arayışı.
Peki bu ikisi nasıl mı birleşti beynimin kıvrımlarında? Gelin önce basketboldan başlayalım.
Yetkinlik
LeBron ‘un insanlık dışı olmasının ilk nedeni biyolojik ise, ikincisi de psikolojik. Kariyerimiz yetkinlikler, yani yaptığımız işlerde ve içinde bulunduğumuz takımlarda bizi üstün performans seviyesine taşıyan davranış modelleri ile yürüyor.
En önemli yetkinliklerden biri de değişime açık olmak. LeBron bu yetkinlikte 40 yaşında öyle bir örnek sergiliyor ki küçük dilinizi yutarsınız: Sezon içinde takımı büyük bir takas yaptı ve ligin en büyük yıldızlarından birini transfer etti. Bu transferle birlikte LeBron’un takım içindeki rolü tamamen değişti: Oyunun merkezi olmaktan çıktı, pas atarak “oyunu kuran” olmayı bırakıp, pası alıp fırsat kollayan ve ceza kesen rolüne geçti. İnsanın bir kariyer boyu uğraşıp beceremeyebileceği değişimi LeBron bir ay içinde yaptı.
Süreç
"Uzaylıyı" tanımladıktan sonra, gelelim podcast’te söylediklerine. Daha sohbetin açılışında LeBron James 2 dakika içinde herhalde on defa “süreç” dedi.
“Herkes son saniye basketiyle kahraman olmaya veya şampiyonluğa odaklanıyor; oysa bunlar yalnızca birer çıktı. Kafayı bunlara takarak daha iyi olamazsın: Sürecin kendisine odaklanıp antrenmanı, kendine bakmayı, tekniği düşünerek o istediğin çıktılara ulaşırsın.”
🤳 Şirketini kurtarmak için daha fazla satış mı yapman gerekiyor, rakamlara değil edeceğin telefonlara ve yapacağın ziyaretlere odaklan.
🤳 Liderlik yetkinliğini mi geliştirmek istiyorsun, takımındaki kişilere nasıl davrandığına odaklan: Güvenilir misin, birlikte doğruya ve iyiye gidilmesini kolaylaştırabiliyor musun? "Ben" den çok BİZ diyebiliyor musun?
Kaç yaşında veya ne kadar deneyimli olduğumuz fark etmez, değişime açık olma yetkinliğinde kendimizi sürekli geliştirebiliriz.
Sokak
Elde etmek istediğin sonuç için sabırsızlanma, öfkelenme. Sürece güven ve yalnızca harekete geçmeye devam et. Aynı hissi ve heyecanı paylaştığın insanlarla bir araya geldiğinde her defasında yaşadığın iyimserliğe güven.
Doğruyu ve iyiyi istiyor olmanın gücüne odaklan. Takımının içinde kal, takım kurallarının bozulup şiddete dönüşmemesi için gayret sarf et.
Sonuçta kimden ilham aldığımızdan çok bu ilhamı nasıl kullandığımız önemli öyle değil mi? 😊 Sürece odaklı kalarak ve takım hâlinde.
MERAKLISI İÇİN EĞİTİM NOTLARI
👉 YETKİNLİK
Kendimizi geliştirebileceğimiz iki temel alandan bir yetkinlikler. (Diğeri de teknik bilgi ve beceri). Bunun için adım adım şöyle bir yol izleyebiliriz:
Yetkinliğin Bir Tanımına Sahip Olmak
Hedeflediğimiz yetkinliğin gözümüzde canlanan, ete kemiğe bürünen ve geçmişten ya da bugünden örneklerini dile getirebildiğimiz bir şekile dönüşebilmesi için tanım gerekli. Muğlak tariflerle, tam ve net olmayan bir davranış modeliyle gelişim mümkün olmuyor.
Hazır yetkinlik tanımlarını kullanabiliriz ama daha da iyisi bize, gündemimize, takımımıza ve işimize özel yetkinliği kaleme almak olur.
Hemen Bugün Uygulamaya Başlamak
Ben bunun için ekrana yapıştırılmış bir post-it veya söz konusu yetkinliği anımsatacak, yine ekranın önünde duran küçük bir nesne öneriyorum. En son yaptığımız takım çalışmasında “Camadan” için dağıttığım halatları tüm ekip üyeleri bir hafta masalarında tuttular örneğin. Bilin bakalım hangi yetkinliği anımsatmak için? 😊
Tek Yetkinlik
Aynı anda iki yetkinliğin çalışılmamasını öneriyorum. Şu anda önceliğimiz ne? Stratejik olarak bize en çok gelişim alanı sunan hangi yetkinlik? İletişimi olumluya götürmek mi, hedeflerle çalışma mı yoksa kalite odaklılık mı? Bir tane belirleyip, örneğin 2 ay boyunca yalnızca bu yetinliğe odaklanmak.
👉 DEĞİŞİME AÇIK OLMA YETKİNLİĞİ
Eğer şu anda sizin de öncelik vermek istediğiniz yetkinlik buysa:
Bu Yetkinlik Neden Önemlidir?
Geçmişine ve mevcut alışkanlıklarına bağlı kalmadan değişebilen kurumlar, diğerlerinden daha uzun ömürlü ve daha hızlı olacaktır.
Her şey değişir; kurumların da bu değişime ayak uydurması gerekir.
İlerlemenin ve kalıcılığın önündeki en büyük eşik, değişimle başa çıkabilme becerisidir. Bu beceri, fark yaratan kurumlarla geride kalanları birbirinden ayırır.
Değişimin nerede ve nasıl olması gerektiğini görebilen, bu süreci kararlılıkla ama temkinli bir şekilde yürütebilen liderler; kurumlarını zaman içinde geçerliliğini koruyan yapılar hâline getirir.
Buna karşılık, değişimi yönetmeyen ve “her zaman böyle yapıldı” anlayışına sıkı sıkıya bağlı kalan liderler ise, bir süre sonra zamana ve kendi geçmişlerine yenik düşer.
Bu Yetkinlik Günlük Hayatta Nasıl Görünür?
Değişimi yönlendiren liderler, değişimi en iyi gerçekleştiren kişilerin, bugünün iş dünyasında kalıcı olacak kişiler olduğunu bilir.
İleriye sıçramak için yenilikçi yollar bulamazlarsa, hem kendilerinin hem de kurumlarının geride kalacağını da farkındadırlar.
Bu liderler sürekli olarak değişim fırsatları ararlar. Ama bunu sadece değişmiş olmak için değil, geçerliliklerini ve sürdürülebilir başarılarını korumak için yaparlar.
Gelecekteki başarılarının anahtarı olarak değişimi görürler.
Bu liderler, her zaman işleri yapmanın daha iyi bir yolu olduğuna inanırlar – yeter ki aramaya istekli olsunlar.
Farklı açılardan bakmayı denerler. Teknolojiden süreçlere, araçlardan prosedürlere, insan sistemlerine kadar kurumun her parçasının daha etkili ve daha verimli hale gelmesi için adeta tutku duyarlar.
Bir şeyin bugüne kadar işe yaramış olması, onun artık yenilenmeyecek bir şey olduğu anlamına gelmez.
Mevcut düzeni sarsmaktan korkmazlar.
Bu liderler, belirsizlikten ya da huzursuz ortamlardan kaçmaz.
Sonucun ne olacağından emin olmasalar bile kendilerini güvende hissederler.
Düzenin bozulduğu, taşların yerinden oynadığı ortamlarda bile güçlü durabilirler.
Kurumlarını bilinmeze doğru taşırken oluşabilecek dengesizlikleri tehdit değil, gelişim fırsatı olarak görürler.
Ve tüm bu süreci bir macera olarak benimser, değişimin getirdiği heyecandan beslenirler.
Bu konuda daha fazla bilgi almak ister misiniz? Ücretsiz olarak yalnız siz bülten üyelerimize açık ve sınırlı sayıda katılımcıyla bir Google Meet oturumu yapacağız.
28 Nisan Pazartesi
Saat 20:45’te


