- "Senin yaramazlığın yüzünden sitedeki emlak fiyatları düştü!"
…diyecektim geçenlerde bir komşumuzun oğluna. Dillere destan bir çocukluğu oldu gerçekten; bir görmesi bir söylemesi 😊 Şimdi üniversiteye gidiyor, son derece akıllı ve yakışıklı bir genç adam. LGS’de çok iyi bir okul kazandı, başarılı bir öğrenci.
Yaramaz çocuklar konusunu aklıma sokan Dr. Mahir Polat oldu. Kendisi Fatih Belediye Başkan adayıydı ama seçimi kazanamadı; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve İBB Miras’ın kurucusu. Kültürel miras konusunda yoğun olarak çalışan bu kamu yöneticisini, ben Nilay Örnek ’in “Nasıl Olunur?” podcast’i sayesinde tanıdım. 1976’da Erzincan’da doğmuş ve çocukluğu zor şartlarda geçmiş. Çok yaramaz bir çocuk olduğunu anlatırken, mülakatının bir yerinde şöyle diyor:
- "Şımarabilecek kadar özgüven duyduğum bir ortamda büyüdüm."
Ortalığı birbirine katar ve büyüklere yaka silktirirmiş. O kadar ki, memleketini ziyarete gittiğinde dedelerin çocuklara “Mahir bile adam olduysa, sen de olursun” dediklerini duyarmış 😊
İşte bu dönüşüm hikâyesi beni büyüledi: Nasıl bir çocuktu, nasıl bir insan oldu?
#SteveJobs da efsane yaramaz bir ergen ve genç adammış. İlkokulda öğretmenin sandalyesine bomba düzeneği kurmuş, lisede dersi kırmak için sahte öğrenci yürüyüşü düzenlemiş. Bir komşunun garajından elektronik parçalar çalmış! Ve yakalanmış… Wozniak ile birlikte “Blue box” adında bir cihaz icat ederek, ücretli telefon sistemini hackleyip aramaları bedava hâle getirmişler. Bu yasadışı ürünü satarak da ilk kazançlarını elde etmişler. Hatta bu cihazı kullanarak “Ben Henry Kissinger ABD Dışişleri Bakanı” diyerek Vatikan’dan Papa’yı aramışlar!
İnsanı delirten çocukların çok başarılı yetişkinlere dönüşebildikleri bu örneklerden sonra, şimdi şirketlerimizdeki “yaramaz çocuklara” gelelim. Şu cümleyi o kadar çok tepe yönetici ve iş sahibinden duymuşumdur ki:
"Serkan Bey, kendisi işinde çok iyi, ama her gün onunla ve çıkardığı sorunlarla uğraşmaktan bıktım!"
Bu profilin en iyi örneği bence dizideki meşhur “Dr. House” tır. Doktor olarak bir dâhidir, ama umursamaz, kural tanımaz ve alenen aşağılayıcı davranışlarıyla hastanedeki herkesin hayatını cehenneme çevirir. Özellikle de Başhekim Cuddy’ninkini!
Yaramaz çocukları sıkı bir ebeveynlikle terbiye edebileceğimizi sanırız, aykırı çalışanları da işyerindeki disiplin ve kurallarla… Ancak çocuğa uygulanan sert yaklaşım, onun “çökmesine” yani podcast’te söylenen özgüvenin tuzla buz olmasına neden olur.
Aşırı disiplin ve kurallar ise o çok yetenekli kişiyi ya suya sabuna dokunmadan çalışmaya iter ya da sizden ayrılmaya. Daha da kötüsü, ya disiplin ve kuralcılığın getirdiği kurum kültürü, orada çalışan herkese “çalıların ardında saklanmayı” öğretiyorsa?
İşte ebeveyn-yönetici-patron olarak çok hassas bir teraziyle tartıp, her gün ve her olayda doğru karar vermemiz gereken bir bulmaca...
Ya sizin var mı böyle bir yaramaz çocuk veya şirketinizde Dr. House deneyiminiz? 😊


