”Tek varlık yalnızdır, hata yapar; iki varlık hata yapmaz, üç varlık asla yanılmaz!”
Mehmet Eroğlu’nun yeni romanı “Ruhun Parmak İzi” nde geçen bu cümle, uzayın bir yerinde yaşayan “Varlıklar” isimli uygarlığa ait. Varlıklar bizden çok farklı, okuyunca göreceksiniz, bambaşka bir yaşama şekilleri var; ama onlar da tıpkı bizim gibi, türlerini tehdit eden ölçekte bir zorlukla karşı karşıyalar.
Benim bütün öznelliğimle bu cümleyi neden en başa yazdığımı anlamışsınızdır: Takım Çalışması 😊 Ben konuyu bir "memleket meselesi" olarak görüyor ve geleceğimizi güvence altına almak için tek bir yetkinlik seçilecek olsa, bunun takım çalışması olacağını iddia ediyorum. 25 Yılımı, antrenörlükleri de sayarsak 35’ini, bu işe vakfetmiş olmanın etkisi vardır mutlaka…
Neden örneğin analitik düşünme veya doğru karar verme değil de takım çalışması? Öyle ya, toplumumuzda daha fazla insan, daha iyi analiz yapıp, daha doğru kararlar verebilse her şey daha iyi olmaz mıydı? Kuşkusuz olurdu… Ama analitik düşünmede şu andaki seviyemizle bile, takım çalışması sayesinde çok daha doğru kararlar alabiliriz. Nasıl mı?
🧧 1.Adım: Ortak amacı belirleyelim, yani takım olmanın ilk şartını yerine getirelim:
- Yurdumuzun geleceğini ve halkımızın mutluluğunu daha güvenli kılmak.
🧧 2.Adım: Kuralları koyalım, yani takım çalışmasının ikinci (ve son) şartını yerine getirelim:
- Karar alma sürecinde, fikir belirtmek isteyen herkese eşit miktarda söz verilecek. Sonra da oylama yapılacak.
Takım çalışması yetkinliğindeki seviyemiz, içinde bulunduğumuz ortamlarda bu iki koşulu ne kadar yerine getirdiğimizle ölçülüyor. Yetkinliğimiz ne kadar yüksekse de, içinde çalıştığımız takıma o kadar değer katıyor ve başarı şansını arttırıyoruz.
Neden yalnız ortak amaca inananlar bir takım olabiliyor? Çünkü bir insan ancak ortak amaca yeterince inanırsa canla başla çalışıyor. Yurdunun geleceğini çok önemseyen insanların takımına giremiyorsunuz, eğer siz de o fedakârlıkları yapmaya hazır değilseniz...
“Kurallar” açısından bakıldığındaysa, söz konusu fedakârlıklardan bir tanesi de takımın diğer üyelerini dinlemek. Kendisi 2 dakika konuştuysa, her söz alanı da 2 dakika dinleyecek takım oyuncusu. Ve bu gerçekten de zor çünkü bazı fikirler ona çok saçma, çok anlamsız, çok sıkıcı gelecek… Ama buna rağmen yerinden kalkmayıp, kafasını çevirmeyip, suratını buruşturmayıp saygıyla takım arkadaşını dinleyecek. Çünkü ortak amacın, yani yurdun geleceğinin çok önemli olduğuna yürekten inanıyor.
En sonunda da Varlıkların sloganı devreye giriyor: ”Tek varlık yalnızdır, hata yapar; iki varlık hata yapmaz, üç varlık asla yanılmaz!”… Eğer birbirini dinlerse ve ortak amaca yürekten inanırsa.
Ne dersiniz, bu formül ailemizde işe yarar mı? Örneğin akrabalar arasındaki sorunları çözmek için… Ya şirketlerimizde? Birbirinden ayrı departmanlarda olsa da herkesin kritik konularda aynı hassasiyeti gösterebilmesi için… Ya Türkiye için işe yarar mı takım çalışması?
Siz söyleyin lütfen ben mi abartıyorum? 😊


